mersin escort bayan istanbul escort kadıkoy escort ümraniye escort atasehir escort
Öne Çıkanlar bu gece ne yapılır konya beşiktaş maçı nere istanbul terör çilek üreticisine destekleme Leyla Şahin Usta

Kabataş Muamması Dur Durak Bilmiyor Beklenen Bomba Özür Geldi!

Kabataş olaylarının savunucusu olan İsmet Berkan kimdir? Kabataş olayları için özür dileyen İsmet Berkan kimdir? Gazetesi-yazarı İsmet Berkan, bugün yayınlanan 'Kabataş' başlıklı yazısında şu açıklamayı yaptı. Gazeteci İsmet Berkan, Gezi olayları sırasında Kabataş'ta yaşandığı iddia edilen darp ve taciz olayıyla ilgili attığı tweetler nedeniyle özür diledi. Gazeteci İsmet Berkan, Gezi olayları sırasında Kabataş'ta yaşandığı iddia edilen darp ve taciz olayıyla ilgili attığı tweet olay olmuştu. Gazeteci İsmet Berkan, Gezi olayları sırasında Kabataş'ta yaşandığı iddia edilen darp ve taciz olayıyla ilgili attığı tweetler nedeniyle özür diledi. Gazeteci İsmet Berkan, Gezi olayları sırasında Kabataş'ta yaşandığı iddia edilen darp ve taciz olayıyla ilgili attığı tweet'ler nedeniyle özür diledi. 'Kabataş Görüntülerini İzledim' Diyen İsmet Berkan, Özür Diledi.

Kabataş saldırısı ile ilgili söylediği "görüntüleri izledim" çıkışıyla uzun süredir tartışmaların hedefinde olan Hürriyet gazetesi yazarı İsmet Berkan, Kabataş olayı ile ilgili "özür diliyorum" dedi.
 
Hürriyet gazetesi okur temsilcisi Faruk Bildirici, dünkü yazısında İsmet Berkan'ın Kabataş olayı ile ilgili lafı dolandırmadan özür dilemesi gerektiğini söylemişti. Bu çağrıya kulak veren Berkan, bugünkü köşesinde net bir ifadeyle özür diledi.
 
"Gazetecinin görevi, önündeki tanık beyanları veya kanıtlar ne diyor olursa olsun şüpheciliğini korumak, araştırmaya soruşturmaya devam etmek ve hakikate ulaşmaya çalışmaktır" diyen İsmet Berkan, "Lafı dolandırmadan söylüyorum. Üzgünüm. Ve özür diliyorum" dedi.
 
İsmet Berkan, suskunluğunun kibir olarak algılandığını ifade ederken, kendisini samimiyetle takip eden okurlarını hayal kırıklığına uğrattığını da itiraf etti.
 
İşte Berkan'ın Kabataş özrü:
 
'Kabataş yalanı' meselesinden söz ediyorum.
 
Bundan bir yıl önce, tam olarak 14 Şubat 2014'te Hürriyet'te çıkan yazımda da söylemeye çalıştım; vahim bir gazetecilik hatası yapmış, bir haberi yayınlamak-duyurmak için yeterli kontrol sürecini uygulamamıştım.
 
O zaman da öyleydi, bugün de: Bir bahane arıyor, bahanelerin arkasına sığınmaya teşebbüs ediyor veya 'ama'lı, 'fakat'lı cümleler kuruyor değilim; hatamın farkındayım.
 
Yapacağım herhangi bir açıklamanın konuyu daha da büyüteceğini düşünüp uzun bir süre sustum.
 
Yanılmışım.
 
Suskunluğum kibir gibi algılandı, bunca yıldır beni okuyan, yazdıklarımı samimiyetle takip edenler hayal kırıklığına uğradılar. Okumayanlar da.
 
Lafı dolandırmadan söyleyeyim: Birçok kişinin güvenini sarstığım ve onları hayal kırıklığına uğrattığım için çok üzgünüm.
 
Bu satırları okuyanlar da lafı dolandırmadan anlasınlar; "Aslında şunu diyor", "Yok canım böyle demek istiyor", "Öyle değil böyle" falan yok.
 
Üzgünüm.
Ve özür diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.