Öne Çıkanlar tevfik yener kimdir kısmetse olur şehmus kimdir nuri sesigüzel kaç yaşında ayhan aşanın hayat arkadaşı ayla koyun kimdir Jordi el Nino Polla

Osmanlı'yı bitiren Sevr anlaşmasını kim imzaladı Reşid bey kimdir

Bize Osmanlı'nın yıkılış dönemlerinde imzalamaya mecbur kalınınan ama bu antlaşmanın Türkiye halkına ağır koşullar getirdiği anlatılırdı.İmzalandı ama yürürlüğü girmedi,olsun sonuçta kabul edilmiştir; yani bunları imzalayan kişiler hep Türk düşmanlığıyla suçlandı.Antlaşmanın gün yüzüne belgeleri hala çıktı mı orası bile meçhul.Üzerine kitaplar yazılan bu konuya hala şüphe içinde bakılıyor.Antlaşma maddeleri olarak yayımlanılan metinler kesinlikle Türk milletinin aleyhinedir.Hatta son padişah Vahideddin'i,sırf bu antlaşma için "vatan haini" ilan eden oldu.
Peki bu antlaşmayı kim imzaladı?
Yıllarca anlatılan konu özetlersek şöyle:
Vahideddin ağır koşulları kabul etti,Damat Ferid Paşa ve 2-3 kişiyi gönderdi ve imzalattı ...

O halde İstanbul Hükümeti Sevr'i niçin imzaladı?
İstanbul'un elden gitmesi korkusundan ve basiretsizlikten!'Sadaret', yani başbakanlık koltuğunda Türk tarihinin belki de en cahil, en alık ve en korkak isimlerinden birinin, Damad Ferid Paşa'nın oturması, siláhlı mücadeleyi hatırına bile getirmeden 'Müttefiklerin istediklerini yapmazsak Yunanlılar İstanbul'u elimizden alacaklar' teláşına kapılması, aynı teláşın İstanbul'a da hákim olması ve basiretsiz bir yönetimin 'şimdilik zaman kazanalım, işin asıl tarafını sonra hallederiz' diye düşünmesi yüzünden... 

"Memlekette üç tane şeytan vardır. Bunlar bir sacayağıdır. Biri bizim hemşire, biri kocası Ferit, biri de mahdumu Sami"
Vahideddin Han

Bakın İmzalayanlar Kimmiş ?

Bizde yaygın şekilde bilinenin aksine, Sevr Anlaşması'nda o zamanın sadrazamı olan Damad Ferid Paşa'nın imzası yoktu. Anlaşmaya Türkiye adına Bern'deki olağanüstü temsilci ve tam yetkili ortaelçi Reşad Halis Bey ile her ikisi de 'Áyán Meclisi Üyesi' yani 'senatör' olan Rıza Tevfik Bey(Bölükbaşı) ve Hádi Paşa imza koymuşlardı. 
Vahideddin'in günlüklerinden:
Vaziyet bizde her geçen gün daha da ciddi bir hal alırken müttefikler, özellikle de Lloyd Georges ve Clemenceau (İngiliz ve Fransız başbakanları), mağlupları ağır bir şekilde cezalandırmayı düşünüyorlardı.
Her ikisi de savaşın galibi ama ateşkesin mağlubu olan bu devlet adamları Sevr Anlaşmasını kabul ettirmek istiyorlardı. O Sevr Anlaşması ki, ilk defa elime aldığımda keskin bir acı ve korkulu bir ürperti hissettim.
Reşid Bey (İçişleri Bakanı), ...anlaşmayı imzalamamızı öneriyordu. İzmir'de yaşanan feláketin (İzmir'in Yunanlılar tarafından işgalinin) bir benzerinin tekrar yaşanmaması için, İtalyanlar'ın Yunan Ordusu'yla beraber İstanbul'u işgal etmeye kararlı olduklarını söylüyordu.
Sevr, bana göre ne bir anlaşma ne de bir pakttı; kötülüğün baştan aşağı ta kendisiydi. ...Mecburi ve geçici imza taktiğiyle biraz zaman kazanmaya çalıştım. Saltanat Şûrası'nı da zaten her türlü sorumluluğu üstlenerek galipleri ve zaferlerinden sonra Türkiye'ye karşı aşırı düşmanca bir tavır içine giren bu memleketlerin kamuoyunu biraz sakinleştirmek için teşkil etmiştim. Gelişmeleri bu şekilde beklerken biraz zaman kazanmaya çalıştım; çünki olayların gidişatını normale çevirebilecek şey sadece zamandı.


İMZA ATAN DELEGELERDEN RIZA TEVFİK KİMDİR ?
Filozofta derler.İttihat Terakki'de bulundu.Önemli üyelerden biri idi.Anlaşmazlık yüzünden cemiyette ayrıldı.Damat Ferid Paşa hükümetinde görev aldı.Ayrıca Vahideddin zamanında Türkiye Masonlar Locasında "Büyük Üstad " olmuştu.
Sanırım ne mal olduğunu anlamışınızdır...


AUG
6
Sevr Anlaşmasını Kim İmzaladı ?(Vahideddin İmzaladı Palavrası)

Bize Osmanlı'nın yıkılış dönemlerinde imzalamaya mecbur kalınınan ama bu antlaşmanın Türkiye halkına ağır koşullar getirdiği anlatılırdı.İmzalandı ama yürürlüğü girmedi,olsun sonuçta kabul edilmiştir; yani bunları imzalayan kişiler hep Türk düşmanlığıyla suçlandı.Antlaşmanın gün yüzüne belgeleri hala çıktı mı orası bile meçhul.Üzerine kitaplar yazılan bu konuya hala şüphe içinde bakılıyor.Antlaşma maddeleri olarak yayımlanılan metinler kesinlikle Türk milletinin aleyhinedir.Hatta son padişah Vahideddin'i,sırf bu antlaşma için "vatan haini" ilan eden oldu.
Peki bu antlaşmayı kim imzaladı?
Yıllarca anlatılan konu özetlersek şöyle:
Vahideddin ağır koşulları kabul etti,Damat Ferid Paşa ve 2-3 kişiyi gönderdi ve imzalattı ...

O halde İstanbul Hükümeti Sevr'i niçin imzaladı?
İstanbul'un elden gitmesi korkusundan ve basiretsizlikten!'Sadaret', yani başbakanlık koltuğunda Türk tarihinin belki de en cahil, en alık ve en korkak isimlerinden birinin, Damad Ferid Paşa'nın oturması, siláhlı mücadeleyi hatırına bile getirmeden 'Müttefiklerin istediklerini yapmazsak Yunanlılar İstanbul'u elimizden alacaklar' teláşına kapılması, aynı teláşın İstanbul'a da hákim olması ve basiretsiz bir yönetimin 'şimdilik zaman kazanalım, işin asıl tarafını sonra hallederiz' diye düşünmesi yüzünden... 

"Memlekette üç tane şeytan vardır. Bunlar bir sacayağıdır. Biri bizim hemşire, biri kocası Ferit, biri de mahdumu Sami"
Vahideddin Han

Bakın İmzalayanlar Kimmiş ?


Bizde yaygın şekilde bilinenin aksine, Sevr Anlaşması'nda o zamanın sadrazamı olan Damad Ferid Paşa'nın imzası yoktu. Anlaşmaya Türkiye adına Bern'deki olağanüstü temsilci ve tam yetkili ortaelçi Reşad Halis Bey ile her ikisi de 'Áyán Meclisi Üyesi' yani 'senatör' olan Rıza Tevfik Bey(Bölükbaşı) ve Hádi Paşa imza koymuşlardı. 
Vahideddin'in günlüklerinden:
Vaziyet bizde her geçen gün daha da ciddi bir hal alırken müttefikler, özellikle de Lloyd Georges ve Clemenceau (İngiliz ve Fransız başbakanları), mağlupları ağır bir şekilde cezalandırmayı düşünüyorlardı.
Her ikisi de savaşın galibi ama ateşkesin mağlubu olan bu devlet adamları Sevr Anlaşmasını kabul ettirmek istiyorlardı. O Sevr Anlaşması ki, ilk defa elime aldığımda keskin bir acı ve korkulu bir ürperti hissettim.
Reşid Bey (İçişleri Bakanı), ...anlaşmayı imzalamamızı öneriyordu. İzmir'de yaşanan feláketin (İzmir'in Yunanlılar tarafından işgalinin) bir benzerinin tekrar yaşanmaması için, İtalyanlar'ın Yunan Ordusu'yla beraber İstanbul'u işgal etmeye kararlı olduklarını söylüyordu.
Sevr, bana göre ne bir anlaşma ne de bir pakttı; kötülüğün baştan aşağı ta kendisiydi. ...Mecburi ve geçici imza taktiğiyle biraz zaman kazanmaya çalıştım. Saltanat Şûrası'nı da zaten her türlü sorumluluğu üstlenerek galipleri ve zaferlerinden sonra Türkiye'ye karşı aşırı düşmanca bir tavır içine giren bu memleketlerin kamuoyunu biraz sakinleştirmek için teşkil etmiştim. Gelişmeleri bu şekilde beklerken biraz zaman kazanmaya çalıştım; çünki olayların gidişatını normale çevirebilecek şey sadece zamandı.
İMZA ATAN DELEGELERDEN RIZA TEVFİK KİMDİR ?
Filozofta derler.İttihat Terakki'de bulundu.Önemli üyelerden biri idi.Anlaşmazlık yüzünden cemiyette ayrıldı.Damat Ferid Paşa hükümetinde görev aldı.Ayrıca Vahideddin zamanında Türkiye Masonlar Locasında "Büyük Üstad " olmuştu.
Sanırım ne mal olduğunu anlamışınızdır...

Masonlar.org'dan alıntı "Büyük Üstad" Rıza Tevfik

Rıza Tevfik


Bir kitap çevirisi


Vatan'ın kurtuluşunu isteyenlere hain, vatan hainlerine filozof  

İmzalamaktansa tahtı bırakıp gidecektim...

SEVR Anlaşması imzalandığı sırada, Osmanlı tahtında Sultan Vahideddin vardı. Sabık padişah, daha sonra Güney İtalya'nın San Remo kasabasında sürgünde bulunduğu sırada yazıp Fransızca'ya tercüme ettirdiği hatıralarında, Sevr Anlaşması'ndan bahsederken 'Sevr, kötülüğün baştan aşağı ta kendisiydi' diyecek, Sevr'i tasdik etmeyerek zaman kazanmaya çalıştığını yazacak ve 'Bu anlaşmayı imzalamaktansa tahttan feragat etmekte kararlı olduğunu' söyleyecekti. 

Türk milletinin idam fermanı olan Sevr Barışını ancak Ermeni aslından Damat Ferit, Arap Hâdi ve Arnavut Rıza Tevfik imzalamıştır. Rıza Tevfik imzada kullandığı kalemi Amerikan Kolleji”ne hediye etmiştir.
Nihal Atsız

Turkcusiyasetname yorumu:
Padişah Vahideddin yurda yapılan her türlü hataların farkındaydı.Ama Vahideddin'in dayancası yoktu.Çünki İttihat Terakki'nin abisi Mehmed Reşad'a yaptığı zulüm ve emrivakilere kanaat edecek tahammülü yoktu.Vahideddin,bu karmaşada bu kaosda dayanca olarak bir kişiyi seçerek hata yapmıştı.Damat Ferid Paşa.Katıksız bir vatan haini olan Ferid Paşa'dan başka seçenek yoktu.Vahideddin "Kurtuluş Savaşını" başlatıcaktı ama bu zamanla ve kademe kademe olacaktı.Ya Bağımsızlık yada İşgal parolasıyla girişilen-ki zaten savaşa padişah girmedi İttihat Terakki zorladı (Enver Paşa Hz.)- 1.dünya savaşı tam bir hezimet olmuştu.(Ama koordinatsal olarak Osmanlı savaşa girmek zorundaydı)topraklar yavaş yavaş elden gidiyordu.(M.Kemal de olmak üzere bir çok subay cephelerden yenik ayrıldı)
Vahideddin'in M.Kemal'i Samsun'a yolladıktan kısa bir süre sonra geri çağırtmasının hatta idam kararı çıkartmasının tek nedeni M.Kemal Paşa'nın plansız ve kendi başına buyruk hareket etmesiydi.Vahideddin'in şahsi olarak M.Kemal'le bir sorunu yoktu.Hatta Berlin Gezisi'nde (15 Aralık 1917 ile 5 Ocak 1918) Vahideddin yaver olarak M.Kemal Paşa'yı götürmüştü.Hatta gezi dönüşü rütbesi artmıştı.15 Ağustos'ta 7.Ordu Komutanı olarak Filistin Cephesi'ne atandı ve ardından Fahri Yaver Hazreti Şehriyari (Padişahın Onursal Yaveri) unvanı verildi. 

Ama 1.Dünya Savaşı yorgunu halk hemen toparlanamazdı.Zaman çok önemliydi.Zaman,güç getirecekti.Ama M.Kemal Paşa yorgun halkı,yorgun haliyle savaşa soktu.Halk savaştı ve kazandı.Ama iyi ki kazandı.

İlginç maddeler:
Sevr sadece askeri, siyasi ve mali hükümler içermiyor, bir barış anlaşmasında bulunmaması gereken bazı garip maddeleriyle, müttefiklerin Türkiye'ye 'medenileştirilmesi gereken bir topluluk' gibi baktıklarını da gösteriyordu. Anlaşmada, 'Türkiye'nin tren vagonlarını sürekli fren aygıtının işlemesine engel olmayacak biçime sokması'(madde: 358), 'kazı yapma iznini yalnız yeterli arkeoloji deneyimi olduğu konusunda güvence gösteren kişilere vermesi' (madde: 421, ek: 7), 'Ağustos 1914'ten önce elde edilmiş tarihi eserleri iade etmesi' (madde: 422), 'beyaz kadın ticaretinin yasaklanıp önlenmesi' (madde: 273/6),'müstehcen yayınların yasaklanması' (madde: 273/7) ve'tarıma yararlı kuşların korunması' (madde: 273/11) gibisinden ancak sömürge idarelerinde rastlanabilecek maddeler vardı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.